3. Ödül - Kuşadası Belediyesi Hizmet Binası Mimari Proje Yarışması

TARİH:

21 Ekim 2026

• ALANIN DÖNÜŞÜMÜ

Proje alanı bugün bir otogar. Günün erken saatlerinden gecenin ilerleyen saatlerine kadar bekleyen, gelen, giden, karşılayan insanların kullandığı; yalnızca ulaşım değil gündelik hayat üreten bir yer. Yeni belediye binasının buraya yerleşirken bu hayatı silip yerine yalnızca mesai saatlerinde çalışan bir kurum bırakmaması, projenin ilk meselesi oldu.

Bu nedenle otogarın belleğini yapısını ya da biçimini koruyarak değil, zamanını koruyarak sürdürmeyi amaçladık. Belediye birimleri kapandığında Kamusal Sokak, kent lokantası, sergi ve etkinlik alanları, kafeler, çok amaçlı salon, açık alanlar ve 7/24 çalışan birimler yaşamaya devam ediyor. Belki bugün otogarda tost yapan küçük esnafın yarın da aynı yerde hayatına devam edebileceği kadar gündelik, tanıdık ve kendiliğinden bir süreklilik arıyoruz. Belediye, otogarın yerine gelen bir bina değil; alanda zaten var olan hayatın başka bir kamusal biçime dönüşmesi olarak ele alındı.

• PROGRAMI YUKARI KALDIRMAK

İmar planı yapıya beş kat kullanma hakkı veriyor. İhtiyaç programını kamusal kullanımlar ve kontrollü müdürlükler olarak ayırdığımızda ise belediyenin güvenlikli çalışma örgütünün üç katta rahatlıkla çözülebildiğini gördük. Bunun üzerine yapıyı beş kat boyunca aynı kurum programıyla doldurmak yerine, müdürlükleri üç katta topladık ve belediyeyi iki kat yukarı kaldırdık.

Böylece zemin ve giriş katı kente bırakıldı. En altta gündelik hayatın aktığı Kamusal Sokak, onun üzerinde vatandaşın belediyeyle ilk temasını kurduğu hizmet ve güvenlik katı, daha yukarıda ise üç kat boyunca çalışan kompakt belediye örgütü yer aldı. Yapı alanını büyütmek yerine, programı ayrıştırarak kamusal alanı büyütmeyi tercih ettik.

• ÖRGÜTLÜ KARŞILAŞMALAR

Kamusal bir yapıda karşılaşmayı yalnızca büyük bir meydan ya da ortak bir salon üreterek tarif etmenin yeterli olmadığını düşünüyoruz. Karşılaşma belirli bir odanın işlevi değil; farklı programların ve farklı hareketlerin aynı mekânsal sistem içinde birbirine değmesidir.

Bu nedenle kent lokantası, kadın emeği atölyesi, kreş, sergi, etkinlik, AdaKart, gündelik belediye hizmetleri, kafeler ve 7/24 çalışan Zabıta birimleri ayrı ayrı çalışan kutular olarak ele alınmadı. Aynı Kamusal Sokak üzerinde birbirlerinin beklemelerine, taşmalarına ve gündelik hareketlerine karışıyorlar. Burada yemek yiyen, çocuğunu kreşe bırakan, bir sergiyi gezen, belediyede işi olan ya da yalnızca buradan geçen insanlar aynı zemini farklı nedenlerle paylaşabiliyor.

Bizim “örgütlü karşılaşma” dediğimiz şey tam olarak bu: insanların nerede karşılaşacağını belirlemek değil, karşılaşmanın ihtimallerini artıran ilişkileri örgütlemek.

• SOKAĞIN BELEDİYENİN İÇİNDEN GEÇMESİ

Kamusal Sokak belediye yapısının önünden ya da çevresinden geçmiyor; tam içinden geçiyor. Üst katlardaki belediye koridorları ve açık galeriler de aynı boşluğun çevresinde dolaşıyor. Kentli bu güvenlikli dolaşıma doğrudan giremiyor, fakat belediyenin gündelik hareketi sürekli onun görüş alanında kalıyor.

Bu ilişki bizim için şeffaflığın en doğrudan karşılığı. Şeffaflık yalnızca cam cephe kullanmak değil; kurumun kendi gündelik hayatını kentten saklamaması. Kamusal Sokak’ta oturan biri üst katta bir müdürlüğe giden ziyaretçiyi, çalışanları ya da yöneticileri görebiliyor; belediye çalışanı da aşağıdaki gündelik hayatı, kalabalığı, sergiyi ya da belki eylem yapan kentlileri görüyor.

Bu sokakta bir eylem de yapılabilir. Kentliler belediyenin kontrollü koridorlarına giremese bile sesleri ve varlıkları yapının tam merkezine kadar ulaşabilir. Güvenlik, kent ile kurum arasında fiziksel bir sınır kurar; fakat bu sınır görüşü, sesi ve kamusal etkiyi ortadan kaldırmaz.

• GÜVENLİK VE DOLAŞIM

Belediyenin kamusal olması, bütün kapılarının kontrolsüz olması anlamına gelmiyor. Tam tersine, kamusal ve kontrollü dolaşımı açık biçimde ayrıştırarak ikisinin birlikte çalışabileceği bir sistem kurduk.

Bodrum otoparklarından çıkan kamusal asansörler Giriş/Güvenlik Katı’nda sona eriyor. Üst katlara devam edecek kullanıcı burada güvenlikten geçerek belediye çekirdeklerine aktarılıyor. Başkanlık, protokol, evrak ve servis asansörleri ise yapıyı kesintisiz kat ediyor; ancak yalnızca yetkili personel tarafından kullanılabiliyor. Yangın merdivenleri de güvenlik sınırlarını bozmadan bütün yapı boyunca kesintisiz devam ediyor.

Böylece güvenlik tek bir büyük kapının önünde herkesi durduran bir bariyer olmaktan çıkıp, yapının dolaşımına yerleşen bir eşik sistemine dönüşüyor.

• AÇIK DOLAŞIM VE İKLİMLE DİYALOG

Üst katlardaki belediye dolaşımını kapalı ve sürekli iklimlendirilen koridorlar yerine avlu çevresinde açık galeriler olarak çözdük. Ofisler kontrollü iç mekân koşullarına sahipken, ortak dolaşım gün ışığı, hava, gölge ve bitkilerle doğrudan ilişki kuruyor.

Üstteki büyük çatı bu alanları kapalı bir atriuma dönüştürmüyor. Yağmurdan koruyor, Ege güneşini filtreliyor ve gölge sağlıyor; fakat hava hareketini kesmiyor. Böylece açık dolaşım yalnızca kamusallığın ve görsel ilişkinin değil, daha az iklimlendirilen alan üreten pasif çevresel yaklaşımın da parçası haline geliyor.

• TOPRAK, AĞAÇ VE YAPI

Mevcut ağaçları korumayı yalnızca gövdelerinin çevresine boşluk bırakmak olarak görmedik. Büyük ağaçların bulunduğu bölgelerde bodrumu keserek doğal toprağın ve kök sistemlerinin sürekliliğini koruduk. Bu karar bodrumların daha geniş alana yayılması yerine derinleşmesine neden oldu; birkaç ağacı kaldırarak iki bodrumda çözülebilecek bir yeraltı programını, ağaçları tasarımın değişmez verisi kabul ederek üç bodrumda çözmeyi tercih ettik.

Peyzaj yapının çevresinde kalan bir düzenleme değil; kentten ana girişe yükselen, Kamusal Sokak’a inen ve avlunun içine kadar devam eden sürekli zemindir. Ayrıntılı peyzaj yaklaşımı Peyzaj Mimarlığı Raporu’nda ayrıca ele alınmaktadır.

• CEPHE, MALZEME VE ESNEKLİK

Cephede hedefimiz temsil gücünü karmaşık bir biçimden değil, rasyonel bir sistemin tekrarından ve iklimle kurduğu ilişkiden üretmekti. Düzenli cephe modülü farklı ofis ve müdürlük yerleşimlerinin zaman içinde değişmesine izin verirken, ahşap ikinci kabuk çalışma alanlarında güneşi kontrol eder ve yapının çevresindeki yoğun ağaç dokusuyla daha sakin bir ilişki kurar.

Batının düşük açılı güneşine karşı düşey, güneyin yüksek açılı güneşine karşı yatay ahşap elemanlar kullanılmış; pencere hizasındaki yatay elemanlar aynı zamanda gün ışığını içeri taşıyan ışık rafları olarak düşünülmüştür. Böylece cephe karakterindeki farklılaşma biçimsel bir jestten değil, yönlenme ve güneş kontrolünden doğar.

Yükseltilmiş döşeme ve asma tavan sistemi de müdürlüklerin zaman içinde büyüyüp küçülmesine, çalışma biçimlerinin ve teknik altyapının değişmesine olanak veren esnek bir ofis düzeni sağlar. Mimari sistemin ayrıntılı teknik kararları ilgili mühendislik raporlarında açıklanmaktadır.

• SONUÇ: BİÇİMDEN ÇOK İLİŞKİLER

Bu projede yalnızca eli yüzü düzgün, işleyen bir belediye binası yapmak istemedik. Bunun zaten bir kamu yapısının asgari sorumluluğu olduğunu düşünüyoruz. Asıl mesele, belediyenin kentliyle nasıl bir ilişki kurabileceği oldu.

Kent hayatını yapının altına ve içine taşıdık; kurumu yukarı kaldırdık ama gözden uzaklaştırmadık. Güvenlik sınırları kurduk ama kamusal etkinin bu sınırları aşmasına izin verdik. Müdürlükleri rasyonel ve kontrollü bir düzen içinde toplarken, onların arasındaki boşluğu karşılaşmanın, gündelik hayatın ve kentin kullanımına bıraktık.

Tschumi’nin ifadesiyle:

“Programların ve olayların örgütlenmesi, biçimlerin ya da üslupların geliştirilmesi kadar mimarlığın bir parçasıdır.”

Bu proje için mimarlık tam da burada başlıyor. Kamusallık ayrı bir meydana, şeffaflık cam cepheye, katılımcılık ise bir toplantı salonuna indirgenmiyor. Programların, hareketlerin, bakışların, seslerin ve farklı zamanların nasıl yan yana geldiği yapının kendisini oluşturuyor.

Belediye, kentin üzerinde duran bir kurum değil; kentin içinden geçtiği, gördüğü, kullandığı ve gerektiğinde sesini duyurabildiği bir yer olarak öneriliyor.

BEĞEN

Beğen

ETİKETLER

kuşadası
yarışma
belediye

YORUMLAR

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.

3. Ödül - Kuşadası Belediyesi Hizmet Binası Mimari Proje Yarışması
PROJE
KÜNYESİ

Proje Türü:

YARIŞMA

Proje Tipi:

BELEDİYE HİZMET BİNASI

Proje Yeri:

AYDIN

Yapım Yılı:

2026

Müellifler:

Berkayhan SOYBORA, Mimar (Ekip Temsilcisi); Tuğberk Kaan NAZLI, Mimar; Mustafa Batuhan DOĞAN, Mimar

Danışmanlar:

Muhammed Burak SALİH, Mimar; Yavuz Burak KUŞ, İnşaat Mühendisi; Nihat KUŞÇU, Makine Mühendisi; Osman GÖKÇE, Elektrik Mühendisi; Aslıhan KARAASLAN, Peyzaj Mimarı

Yardımcılar:

Nilay DAL, Mimar; Görkem CANBULAT, Mimar; Ecran Bahar BAKIR, Mimar

Maket:

Tayfun Barutçu, Fraktal Tasarım