TARİH:
02 Kasım 2026
Üst Ölçek Kararlar-Plan İlişkisi ve Ulaşım Stratejileri
Tasarımın üst ölçek kararları aşağıdaki ön tespitler ve analizlere dayandırılmıştır:
· Yarışma alanı ve yakın çevresinin yakın gelecekte bir yönetim merkezine dönüşeceği
· Batıdaki bulvar ve viyadüklerin kenti doğu-batı yönünde ikiye bölmesi, bu bölüntünün batı tarafında kentin önemli tarihi ve turistik eserleri ile yoğun ticari ve kentsel dokusu bulunmakta iken, doğusunda yer alan yarışma alanının bir bağ oluşturma potansiyeli taşıdığı,
· Kuzeybatıda yarışma alanının çok yakınında kurulan Salı Pazarı ve yakın çevresindeki ticari kullanımlardan alan yaklaşımın viyadüğün en kuzeyinde yer alan alt geçitten sağlandığı,
· Alanın, kent belleğinde pazara gelen kentlilerin araçlarını park ettiği ya da alışveriş sonrası dolmuşlarla evlerine gittiği bir düğüm noktası olarak kentsel hafızadaki yeri
· Kentteki yeşil alan eksikliği
DÖRDÜNCÜ KAPI: Müşterek Eşik
17.yüzyılın surlarla çevrili Kuşadası kenti, dışarıdaki hayata 3 kapıyla açılıyordu. Bugün bu üç kapıdan yalnızca biri ayakta; diğer ikisi isekentin belleğinde yaşamayı sürdürüyor.
Proje, kentin Dördüncü Kapısı olarak ortak yaşama açılır, geçmişin biçimini değil, kente açılma fikrini bugüne taşır. Pazardan, duraklardan ve gündelik hayatın içinden gelen akış Kentsel Süreklilik Aksı üzerinden Kent Parkı’nda karşılanır; belediyenin içinden geçerek avluya, farklı kotlara ve Kent Balkonu’na taşınır. Dördüncü Kapı bir giriş değil, bir açıklıktır: parkın yapıya, kentin yönetime, yönetimin yeniden kente karıştığı müşterek bir eşik.
Kentsel Hafızayı Saklamak: Kentsel Süreklilik Aksı
Yarışma alanı Kuşadası kentsel yerleşiminin merkezinde, mevcuttaki otogar ve dolmuş durakları nedeniyle bir ulaşım düğüm noktası konumundadır. Bölge, verilen parselin doğusunda yer alan tasarlanmış taşıt yolunun açılması ve çevre parsellerde emniyet müdürlüğü, kaymakamlık gibi yapıların inşa edilmesi sonrası kentin idari merkezi konumuna dönüşecektir. Ancak yarışma alanının batı komşusu olan Süleyman Demirel Bulvarı ve viyadüklerin oluşturduğu güçlü fiziksel eşik, kentin batısındaki yoğun kamusal/ticari yaşam ile doğudaki gelişmekte olan yönetim bölgesini birbirinden ayırmaktadır.
Alanın yıllar boyu otogar olarak kullanılmasıyla oluşmuş ulaşım ilişkilerinin ve yaya alışkanlıklarının kısmen de olsa korunması hedeflenmiştir. Kuzeybatıdaki Salı Pazarı ile çevresindeki ticari bölge, kuzeyde dolmuş durakları ve alana araçla gelerek yaya devam etme alışkanlığı, alanın gündelik kullanım örüntüsünü oluşturmaktadır. Bu doğrultuda imar planında BHA olarak görünen kuzey bölge ile parsel bütünleşik olarak ele alınmış; yakın çevre için önemli dolmuş durakları korunmuş, alana araçla gelip yaya devam etme alışkanlığına karşılık olarak bu bölgede bir yer altı otoparkı önerilmiş; ayrıca kuzeybatıdaki pazar ve çevresindeki yoğun kullanımla ilişkilenerek gelen ve viyadük altındaki kuzey geçidinden alana ulaşan yaya hareketi, tasarımın ana girdilerinden biri olarak kabul edilmiştir.
Bu çerçevede doğu–batı yönündeki kentsel sürekliliği de destekleyecek şekilde mevcut yaya alışkanlıkları mekansallaştırılarak, Salı Pazarı, dolmuş durakları ve otopark arasında uzanan ve belediye yapısının kamusal omurgasına bağlanan bir aks, KENTSEL SÜREKLİLİK AKSI kurgulanmıştır. Bu çerçevede genel tasarım yaklaşımı, var olan kullanım örüntüsünü silmek yerine dönüştürmekte; kentte süregelen gündelik hareketi parkın içinden geçirerek belediye yapısının kamusal omurgasına taşımaktadır.
Kent Parkı: Kamusal Zemin
Kuşadası kent merkezinin yeşil alan örüntüsü incelendiğinde, kent merkezinde aktif yeşil alana dair eksiklik ve kent merkezinde neredeyse Adalızade Mezarlığı dışında büyük bir yeşil leke bulunmaması net olarak göze çarpmaktadır. Bu doğrultuda yarışmaya konu parsel ve kuzeyindeki bölgeyi, kent ölçeğinde nitelikli bir aktif yeşil alan, kent parkı olarak değerlendirmek hedeflenmiştir. Böylece üst ölçekte aktif yeşil alanların sınırlı olduğu kentsel çevrede, yapılaşmanın olmadığı alan kentin kullanımına bırakılan bütüncül bir kamusal park olarak ele alınmış, yeşil ve ekolojik bir tavır çerçevesinde bunun yapıyla bütünleşmesi temel ilke olarak belirlenmiştir. Bu KENT PARKI, belediye binasının kamusal yüzünün açıldığı ana boşluk olmasının yanı sıra; acil durum toplanma alanı, dolmuş durakları, rekreasyon, yeme-içme vb. pek çok kamusal aktiviteye altlık görevi görecek, kentlinin kendi kullanım senaryolarını oluşturabileceği esnek ve çok işlevli bir kamusal alan olacaktır. Alana, korunacak ağaçlara ek olarak yoğun bir ağaçlandırma önerilmektedir. Yapının batısında mevcut ağaçlara eklenerek oluşturulan yoğun yeşil doku, yaşantı ile ulaşım ağı arasında ekolojik ve mekânsal bir tampon oluştururken; kuzeyde de devam eden park, Kentsel Süreklilik Aksı'nın içinden geçtiği kamusal bir zemine dönüşmüştür. Ayrıca iklim değişikliğinin olumsuz etkileri dikkate alındığında, kentsel ısı adası etkisini artıran sert zeminlerden kaçınılarak zeminin yeşil dokuya ve kentliye terk edilmesi önemsenmiştir.
Belediye yapısı bu parkın içinde duran bağımsız bir idari nesne olmak yerine parkın içine karışan ve kamusal yaşamla idari işlevleri yumuşak biçimde bir araya getiren bir eşik olarak ele alınmış, belediye binası ve destekleyici diğer kamusal program elemanları KENT PARKI ile entegre olacak şekilde kurgulanmıştır.
Yapıya İlişkin Tasarım Kararları: Belediye Binası / KENT BALKONU
Belediyenin asli program elemanlarını oluşturan birimler, avlulu bir plan şeması etrafında örgütlenmektedir. Avluyu doğudan çevreleyen idari ofisler buradaki yol ile ilişkili sınırlayıcı bir blok oluştururken, batıya bakan kol, katlar boyunca kesintisiz kamusal akışın sağlandığı, 7/24 kullanılabilme potansiyeli taşıyan, kısmen kapalı programlardan ve yarı açık platformlardan oluşan bir KENT BALKONU’dur. KENT BALKONU, yeşil doku ile entegrasyonu sağlayan, farklı kotlardan alanla ilişki kurmaya çalışan, hafif, geçirgen ve açık çelik bir strüktürel sistemdir, “yapının kente bakan yüzü”dür. Bu alan kendi düşey sirkülasyonunu barındırması sebebiyle belediye birimlerinin aktif olmadığı mesai saatleri dışında da aktif olabilecek otonom bir yapıya sahiptir.
KENT BALKONU, toplumsal etkileşim, dönüşüm ve katmanlaşma için bir fırsat alanıdır. Kentsel yaşamın kendiliğindenliğiyle dolan, kullanıcı tarafından anlamlandırılan bir potansiyel boşluktur. Bir dikey bahçe niteliğinde ele alınan bu konstrüksiyonun mekânsal kullanımı kent parkıyla da ilişkilendirilmiştir. Aynı zamanda bina ile kent arasında bir eşik ve süzgeçtir; duvar olmayan ama ayrım yapan bir eleman işlevi görmektedir. Ayrıca, yapının güneybatı cephesi boyunca uzanması sebebiyle arkadaki avlu için pasif iklimlendirme ve güneş kontrolü açısından avantaj sağladığından, enerji tüketimini azaltıcı bir işleve sahiptir. Yapı, avlulu bir plan şemasına sahip olsa da KENT BALKONU’nun boşluklu yapısı ve geçirgenliği sayesinde kent parkının avluya akması sağlanmıştır. Böylece avlu, yapının iç dünyasına ait kapalı bir boşluk olmaktan çıkar; KENT BALKONU’nun geçirgen katmanları arasından KENT PARKI’na açılan ve parkın yapının içine taşındığı kamusal bir iç peyzaja dönüşür.
Bu geçirgenlik yalnızca KENT BALKONU ile sınırlı tutulmamış, yapının programatik kurgusuna da taşınmıştır. Belediye ile kentlinin en yoğun karşılaştığı işlevler, yapının alt kotlarında ve KENTSEL SÜREKLİLİK AKSI ile doğrudan ilişki kuracak biçimde katmanlandırılmıştır. Yapı kütlesi, mevcut ağaçların korunmasını temel alarak parselin güneydoğusunda, ağaç dokusunun bulunmadığı bölgede konumlandırılmıştır. Zemin üzerinde dört kat olarak gelişen yapının -4.50 kotu kamusal kullanımlara açılan çökertilmiş avlu ile ilişkilenirken, bunun altında üç kat boyunca otopark ve servis işlevleri çözülmüştür. -4.50 kotundaki çökertilmiş avlu; paylaşımlı çalışma alanları, çok amaçlı salonlar ve sergi alanlarıyla KENT PARKI’nın yapı içine çekildiği ikinci bir kamusal zemin olarak ele alınmıştır. Bu kamusal katman, zemin kotundaki ticari birimler, Güvercin Masa ve Mali Hizmetler Müdürlüğü ile; +5.00 kotunda ise Halk Kütüphanesi ve Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü ile devam etmektedir. Böylece kamusal yaşam yalnızca yapının zeminine eklenen bir kullanım olarak değil, farklı kotlarda süreklilik gösteren ve KENT BALKONU aracılığıyla birbirine bağlanan üç boyutlu bir kamusal omurga olarak kurgulanmıştır. Bu kamusal katmanlaşmanın gerisinde belediyenin asli çalışma birimleri, avluyu üç yönden çevreleyen daha tanımlı ve kontrollü kollarda örgütlenmektedir. Yapının doğusunda açılması öngörülen yeni yola yönelen kol belediyenin ana girişini ve kurumsal yüzünü oluştururken, batıdaki KENT BALKONU parkla ve gündelik kent yaşamıyla ilişki kuran kamusal yüzünü oluşturur. Doğu kolunda girişten başlayarak katlar boyunca devam eden galeri boşlukları, belediyenin farklı birimleri arasındaki görsel ilişkiyi güçlendirirken avluyla da sürekli bir bağ kurar. Böylece yapı, bir yanında yönetimin tanımlı düzenini, diğer yanında kentin değişken ve kendiliğinden yaşamını barındıran; bu iki hali ortak bir avlu çevresinde buluşturan geçirgen bir belediye yapısına dönüşür.
Tüm bu kurgunun sonunda belediye binası ve çevresinin, kamusal yaşantıyı içine alan, açık ve erişilebilir bir kurgu taşıması; Kuşadası’nın kolektif hafızasına eklenen bir buluşma noktası olması öngörülmüştür.
Proje Türü:
YARIŞMA
Proje Tipi:
BELEDİYE HİZMET BİNASI
Proje Yeri:
AYDIN
Yapım Yılı:
2026
Müellifler:
Bora ÖRGÜLÜ, Mimar (Ekip Temsilcisi); T. Didem ALTUN, Mimar; Yenal AKGÜN, Mimar
Danışmanlar:
Orçun ONUR, İnşaat Mühendisi; Nur Hazal BAŞTUĞ, Elektrik-Elektronik Mühendisi; Murat TEBER, Peyzaj Mimarı; Mustafa SEVİNCEK, Makine Mühendisi
Yardımcılar:
Gülnur ALTINSAY, Mimar; İlhan ÖZÇALIMLI, Mimar; Ceren M. ŞAHİN, Mimar; Orkun KIVRAK, Endüstriyel Tasarımcı
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız. GİRİŞ YAP / KAYIT OL